Logo

SAĞLIĞINIZA ARTI DEĞERLER KATIYORUZ.


Icon

Telefon

+90 232 386 10 00

+90 232 386 28 78

+90544 386 10 03

Icon

E-posta

info@fizimer.com

Icon

Adres

8708/2 Sk. No:2 Kat:3 Karaman İş Merkezi, 35610 Çiğli/İZMİR


Mulligan Manuel Terapi Konsepti

Anasayfa/Mulligan Manuel Terapi Konsepti

Ağrı, hareket ve fonksiyon kısıtlılığı, ödem gibi semptomlarla günlük yaşam aktivitelerimizde aksamaya neden olan kas iskelet sistemi hastalıklarının tedavisinde kullanılan son derece güvenli ve ağrısız bir manuel terapi yöntemidir. 1980’lerde Yeni Zelandalı fizyoterapist Brian Mulligan tarafından geliştirilmeye başlanmıştır.

Konseptin;

  • Teknikler uygulanırken kesinlikle ağrısız olmalıdır.
  • Teknikler uygulandıktan hemen sonra, anında sonuç alınmalıdır.(Örneğin teknik uygulandıktan hemen sonra hastanın kolunu ağrısız şekilde daha geniş açılarda kaldırabilmesi)
  • İyileşme etkileri kalıcı ve uzun süreli olmalıdır.

Gibi prensiplerinden dolayı fonksiyonel kazanımlar çok kısa sürede güvenli ve uzun vadeli olarak elde edilebilmektedir. Ağrısız olması, eklemlerin fizyolojik sınırları içerisinde hastanın kendi sınırlarını bilerek ve tedavinin sorumluluğunu üstlenerek aktif harekete dayalı bir tedavi yöntemi olması, uygulanan tedavinin ev egzersizleriyle pekiştirilerek devamlılığının sağlanması ve tekniklerin hastanın hangi pozisyonda ağrısı varsa o pozisyonda uygulanabilmesi bu konseptin en önemli avantajlarıdır.

Uygulamalar, Mulligan manuel terapi konsepti eğitimini almış fizyoterapistler tarafından uygulanmaktadır.Tedavi semptomatiktir.Yani hastalığın veya yaralanmanın türüne bakılmaksızın hastanın şikayetlerine yönelik uygulanır.

Uygulama sırasında fizyoterapist, hastanın şikayetine neden olan eklemde ellerini kullanarak önce çeşitli teknik tutuşlarla ufak biyomekaniksel değişikler yapar ve ağrılı hareketi hastaya aktif olarak tekrarlatır. Uygulanan manuel teknik altında yapılan bu hareketi hasta % 100 ağrısız olarak tanımlıyorsa hareket, aynı manuel teknik ya da tutuş altında 8-10 defa tekrar ettirilir. Böylece beyinde ağrılı olarak algılanan hareket, yeni oluşturulan ağrısız bir sinir ağı tarafından beyine ulaştığı için beyin artık bu hareketi tehdit olarak algılamaz ve ağrıya neden olan nörokimyasal süreçleri durdurarak hareketin ağrısız yapılmasına olanak verir. Yani amaç, eklemlerdeki pozisyonel hataları, biyomekanik ve kinezyolojik prensiplere dayanan bu tekniklerle düzelterek, hareketlerimiz srasında kas iskelet sistemimizden beynimize ulaşan yeni nöral bağlantılar oluşturmak, beynin bu hareketi tekrar ağrısız olarak deneyimlemesini ve öğrenmesini sağlamaktır.Böylece fonksiyon resetlenir ve ağrısız yapılmaya başlanır.

Bu Tedavi Yönteminin Bir Yan Etkisi Yoktur.Sadece Belli Durumlarda Dikkatli Uygulanması Gerekmektedir.Bunlar:

  • Osteoporoz
  • Kortizon kullanımı
  • Nörapatik ağrı varlığı
  • Eklem laksitesi
  • Malignite
  • Akut travma ve kırıklar
  • Akut Enfeksiyon
  • Ateş

Ayrıca bel-boyun fıtıklarında uygulanmadan önce, Red Flag dediğimiz( ilerleyici nörolojik hasar,idrar yapmada zorluk ya da idrar tutamama,eyer tarzında anestezi) semptomlar varsa hasta tedavi uygulanmaksızın direkt hekime yönlendirilmektedir.

Hareketle mobilizasyon(MWM), omurga Mobilizasyonu(SNAG), omurganın kol ve bacaklarla birlikte mobilizasyonu (SWMAM/SWMLM) gibi teknikleriyle özellikle omuz, dirsek, el bileği, kalça, diz, ayak bileği gibi eklemleri ve çevre kaslarını içeren ortopedik problemlerde, disk hernilerinden baş ağrısına kadar pek çok kas iskelet sistemi semptomunun tedavisinde güvenle kullanılabilir.Manuel teknikler uygulandıktan sonra tedavi mutlaka ev egzersizleriyle desteklenmelidir.Gerekli durumlarda tedaviye rijit bantlama yöntemleri de eklenebilir.

Bize Ulaşın